Mevlana Celaleddin Rumi

HAYATI:Mevlana Celaleddin Rumi,30 Eylül 1207'de Horasan'ın Belh şehrinde dünyaya geldi.
Babası Sultan-ül Ulema(Bilginler Sultanı)lakabıyla anılan ve Harezmşahlar ülkesinin büyük
sufilerinden olan Bahaeddin Veled, annesi ise Harzemşahlar ailesine mensup olduğu söylenen
Mümine Hatun'dur.
   Bahaeddin Veled'in Harzemşah Sultanı ile arası açılınca,aile Belh'teh ayrıldı.O sırada
Celaleddin ancak 5 yaşında idi. Önce Hicaz'a, sonradan Şam'a gittiler. Kısa bir süre sonra
Anadolu'ya geçip larende'ye(Karaman'a)yerleştiler. Burada 7 yıl kaldılar. Celaleddin Rumi
18 yaşına gelmişti. Burada Semerkantlı Hoca Lala Şerafeddin'in kızı Gevher Hatun ile evlendi.
Bu evlilikten Bahaeddin ile Alaeddin Mehmed adlı iki oğlu dünyaya geldi ki birincisi Sultan
Veled lakabı ile anılır ve Mesnevi tarikatının asıl kurucusu odur.
   Selçuk Hükümdarı Sultan Alaeddin'in daveti üzerine Konya'ya gelen Sultanlar Bilgini,
buraya yerleşti. Ölüm tarihi olan 1273'e kadar Konya'da kaldı.
   İlk derslerini babasından alan Mevlana, daha sonra Seyyid Burhaneddin Tirmizi'nin yanında
bilgisini arttırmıştır. Fakat onu en çok etkileyen 1244 yılında Konya'ya gelen Şems-i Tebrizi
olmuştur. Mevlana, Tebrili Şems ile karşılaştıktan sonra ona safiyane bir sevgiyle bağlanmış,
zahiri bilginlerin sınırladığı ilim ve dış ibadet dünyasından çıkarak, duygu ve düşünce
dünyasının geniş ufuklarına yönelmiştir. Bundan sonra Mevlana, sema'nın zevkini, musikinin
tadını,şiirin derinliğini duyarak,tasavvuf edebiyatının eşsiz şairi olmuştur.
FELSEFESİ VE SANATI: Mevlana'nın yolu,"En Büyük Hakikat" dediği Allah'a, bilgi, tefekkür,
sanat ve aşk ile varmak isteyenlerin yoludur. En büyük tasavvuf şairi kabul edilen Mevlana,
bir 'vahdet-i vücud'(Varlık Birliği)çu idi. Ona göre insan "Allah"tan kopan ruh padişahının
nefis denilen madde ve ihtiras ordusunu yenmek ve yanlız "varlık"-ta"birlik"özlemine, o
maşukaya gönül vererek tekrar Allah'a ulaşmak mümkündür. İnsan, "Büyük Hakikat"e ulaşmak için
gönlünü, idrakini yormalı, duyduklarını, düşündüklerini söylemelidir. Diliyle söyleme gücü
yetmezse, ruhunun ulaştığı sırları sazlara ve sema'lara söyletecektir. Bunlarla da
söylenemeyecek büyük sırlara erdiği zaman susacaktır.
 Mevlana, İslam imanının bütün esaslarına, emirlerine, Allah'a ve Peygambere tam bir ihlasla
bağlı idi. "Kur'an'ın bendesiyim" diyor ve Hz. Muhammedi Muhtar'ın yolunun toprağıyım. Eğer
size benim bundan başka bir sözümü naklederlerse ben kimseden de,o sözden de bizarım"
MEVLEVİLİK:Mevlevi tarikatını, Mevlana'nın oğlu Sultan Veled kurdu. Fakat bu tarikatın
temeli, Mevlana'nın hayat felsefesine, din ve dünya görüşüne dayanır. Bu görüş Allah ile
evrenin birliğidir. Gerçek varlık Allah'tır. Her şey Allah'tan gelir, sonunda yine Allah'a
gidecektir.Yaratılmışlar içinde en yücesi insandır. Mevleviligin anladıgı aşk insanın insana karşı duyduğu geçici
sevgi değil,Allah'a duyulan sınırsız,derin ve karşılıksız sevgidir.
Mevleviliğin 12 temel ilkesi vardır:
1-İnsanlığa hizmet etmek
2-Başkalarına her zaman iyi ve güzel davranmak
3-Mesnevi okumak ve mutasavvıf olmak
4-Aklı iyi kullanmak
5-Dindar olmak
6-İçini her zaman temiz tutmak
7-Mevlana'yı pir tanımak
8-Mevlana'nın yolundan ayrılmamak
9-Allah'tan,Hz.Muhammed'den sonra Mevlana'ya bağlanmak
10-Bilgili olmak,bilim öğrenmek
11-Alçal gönüllü,güleryüzlü,sabırlı ve nazik olmak
12-Maddi ve manevi bakımdan temiz olmak.
MEVLEVİ SEMA'I:Dervişlerin kudüm,ney,nısfiye gibi çalgılar eşliğinde,ayakta,toplu olarak ve dönerek yaptıkları törendir.
Mevlana'nın eserleri
Mevlana eserlerini o devrin edebiyat dili olan Farsça ile yazmış,bundan dolayı da, halis bir Türk olduğu halde,en güzel
şiirerini İran edebiyatına kazandırmıştır. Mevlana'nın yarısı Farsça yarısı Türkçe yazılmış "mülemma" denilen mısraları,
tamamen Türkçe olan beyitleri de vardır.
DİVAN-I KEBİR
MESNEVİ
FİH-İ MAFİH
MEKTUBAT
MECALİS-İ SEB'A

         DEĞİRMEN
Gönül buğday tanesine benziyor,
bizse değirmene.
Değirmen nereden bilecek
Bu dönüşün hikmeti ne?

 

Değirmen taşına benziyor beden,
düşünce ve kaygı, suyu.
Su kulak kabarttı,dinledi.
taş başından geçeni söyledi durdu.

 

Su der ki:
Değirmencidir suyu arka döken,
ona sor sen bu işi.
Ey ekmek yiyen, der sana değirmenci,
ekmekçi dediğin de kim oluyor
bu değirmen bir dönmedi mi?

 

Başından geçenler uzar gider,
gelmez sonu bir türlü.
Tanrı sayesinde marifet değirmeni
bir hayli tane öğüttü.

 

Söylesin sana, ona sor.
Tebrizli Şems, devlet kuşu.
Padişahın kutluluk göğünde
yecelere doğru
uçuyor da uçuyor.

 

 

Yorum Yaz